Otomotiv yan sanayiinin Türkiye'deki gelişiminde kalite anlayışının önemli bir yer tuttuğuna dikkat çeken Demirdüzen, artan rekabetin işi kaliteye doğru yönlendirdiğine dikkat çekti. Demirdüzen, "İş yapma süreçlerimizde dün ile bugün arasında derin bir uçurum var. Bu durum sadece bizde değil, sektördeki tüm dostlarımızda böyle. Biz içinde bulunduğumuz sektörü, Türkiye'nin durumunu ve uluslararası rekabette nasıl bir rol üstlenmemiz gerektiğini biliyoruz. Sektördeki tüm rakiplerimiz, bir yandan da en yakın çalışma arkadaşlarımız. Bu anlayışla rekabete bakarsanız farkı nasıl oluşturacağınız ortaya çıkıyor. Biz TKG ailesi olarak farkımızı kaliteli üretim ve aksamayan hizmet anlayışına oturtmaya çalışıyoruz. Zamanla bu anlayış öylesine yerleşti ki laf olsun diye değil, kaliteyi yaşayarak üretim yapmaya başladık. Bu nedenle de ana sanayinin beklentilerine cevap vermek konusunda zorlanmadık. Onlara uyum sağlarken de bize yüklenen misyonu asla unutmadık. Bu ödüllerin göğsümüzü kabartan en önemli yanı, çok ciddi kriterlere sahip olması ve sürekli bir sınavdan geçmemiz" diye konuştu.
Türk otomotiv sektörünün, geçmişi yaklaşık 50 yıl öncesine uzanmasına rağmen, son 10 yıla gelene kadar kalite yönetimi konusunda oldukça geride ve sadece "kalite kontrol" yapabilecek seviyede olduğuna dikkat çeken Demirdüzen, "Yaklaşık 35 yıldır sektörün içinde olan biri olarak özellikle son 6-7 yıldır kaliteyi anlama ve algılama konusunda çok önemli aşamalar kaydettiğimizi söyleyebilirim. Kalitenin ürün konsepti oluşturma ve ürünü imal edebilmek için gerekli tüm kalıp, ekipman, aparat, fikstür, yardımcı araçların tasarımı aşamasında başladığını çok iyi anladık. Bir sonraki prosese hatalı parçanın akmasının nelere mal olacağını biliyoruz. Yüzde 100 kontrolün sadece görsel ve ölçüsel kontrolle değil ancak 'Poka-Yoke'ler sayesinde mümkün olabileceğini öğrendik. Proseslerimizin her aşamasında ürettiğimiz hatalı parçaları, hata türlerini ve diğer kayıplarımızı çok yüksek bir doğrulukla detaylı olarak monitör edebiliyoruz. Bunun sayesinde, istatistiksel yaklaşımla problemlerimizi çok daha kolay çözebiliyoruz" dedi.
Demirdüzen, sözlerini şöyle tamamladı: "Hedefimiz, kurumsal ilkelerimiz doğrultusunda küresel bir tedarikçi olmaktır. Gelecekteki başarımız, bugün yaptıklarımızın bir sonucu olacaktır. Bu nedenle bireysel ve toplumsal refahımızın geleceği ve sürekliliği için, varlığımızı başarılı ve örnek bir şekilde sürdürebilmemizin yolu, yaptığımız her işte mükemmeli aramaktan geçmektedir."